FOLKLOR MAHALLİ GELENEKLER
Kayseri'de folklor oldukça renkli bir özelliÄŸe sahiptir. Åžehir içerisindeki mahalli yaÅŸama biçimi, kazalarda deÄŸiÅŸiktir. Özellikle, her kazada da bir baÅŸka görünüm ortaya koyar. Buna raÄŸmen, belli motiflerde birleÅŸtikleri tarafları da vardır. Bunlar düÄŸünlerde davul - zurna yanında, artık köylere kadar saz ekiplerinin gitmesi, düÄŸün geleneklerinin deÄŸiÅŸmeyen bazı kurallarını her yerde aynı ÅŸekilde icra etmesi, ölümlerde beraberlik ve acıya ortak olma tavrı gibi.
Kayseri'de eskiden ÅŸehir içerisinde önemli bir oyun vardı: TaÅŸ dövüÅŸü. Bu, ÅŸehirleÅŸmenin getirdiÄŸi nüfus artışı yüzünden, önemini kaybetti. Günümüzde, mahalli özellik taşıyan belli baÅŸlı gelenekler daha çok idi günlerde görülür: Kayseri'de evlendirme ciddi bir mesele olarak ele alınır. ve özellikle görücü usul hakimdir. Evlenmeye karar verilince de,''Düzen'' ve ''Takı'' önem kazanır. Takıyı kıza erkek tarafı ziynet eÅŸyası olarak yapar. Durumu iyi olanlar bunu fiÅŸeklik takabilir. 120'ye kadar varan, gremise ya da 2.5'luk tabir edilen altın takarlar. Bunu yapamayanlar zincir ve burma bilezik, ya da kesme bilezik alırlar. İnci ve alyans da ziyneti tamamlayan diÄŸer çeÅŸitlerdir. Düzeni de aynı ÅŸekilde erkek tarafı alır. Bu da gelinin giyeceÄŸi çeÅŸitli iç ve dış çamaşırlarıdır. Kız tarafı ise, sandık içi, ev eÅŸyası, mobilya, halı-kilim gibi diÄŸer eÅŸyayı hazırlar. Çeyizin evden alınmasına ''Kalın' denir. DüÄŸünler sazlı, sözlü olduÄŸu gibi salonlarda da yapılır. Günümüzde salon düÄŸünü giderek yaygınlaÅŸmaktadır.
Bu adetler kaza ve köylerde de deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde icra edilir. Pınarbaşı'nın bir kesimi hariç, pek baÅŸlık alınmaz. Köy düÄŸünlerinde Davul-Zuma önem taşır. ÇeÅŸitli oyunlar oynanır. Sinsin, deve oyunu, halay bunların en önemlileridir. Åžehirlerde düÄŸün sonrası Kız arkası, köylerde gelin el öpmeleri önemli bir kuraldır. Köylerde daha çok kış geceleri oda oturmaları olur. Henüz televizyonun girmediÄŸi yörelerde bu gelenek etkinliÄŸini orumaktadır. Televizyon ise, önemli ölçüde bu geleneÄŸi etkilemiÅŸtir.
Oturma odalarında çeÅŸitli Halk Hikayeleri anlatıldığı gibi, deÄŸiÅŸik oyunlarda oynanır. Yüzük bunların en önemlisidir. 9 fincan altına saklanan bir yüzüÄŸün bulunması ÅŸeklinde sergilenen oyunda, yüzüÄŸü bulamayan çeÅŸitli ÅŸekillerde cezalandırılır. Halıcılık yaygın olduÄŸu için genç kızlar kadınlar boÅŸ zamanlarını hep halı tezgahı başında geçirirler. Bu da, türküleri ve manileri hem yaygınlaÅŸtırmakta hem de zenginleÅŸtirmektedir.
HALK OYUNLARI
Åžehir merkezinde halay pek yaygın deÄŸildir. Ancak kaza ve köylerden gelip yerleÅŸenler kendi çevrelerindeki bu geleceÄŸi ÅŸehirde sürdürürler. Åžehrin yerli halkı daha çok çalgı eÅŸliÄŸinde tek ya da ikili veya çok kiÅŸiyle oyunlar oynar. Sarız tarafında ağırlama, Pınarbaşı tarafında ÅžeÅŸin, önemli yer tutar. Bunun dışında, her çevrenin kendine göre bir oyun tarzı vardır. Halayı çoÄŸunlukla kadın ve erkekler ayrı yerlerde oynarlar. Kadınlar defle, erkekler davul- zurma İle bunları icra ederler. Pınarbaşı geleneÄŸine baÄŸlı olarak kadınlı erkekli ki (bunlar daha çok bekarlardan oluÅŸur.) çeÅŸitli oyunlar oynanmaktadır. Kayseri, folklor bakımından zengin örneklere sahiptir. Bunlardan çevrede oynanan deÄŸiÅŸik oyunları burada anlatalım.
SİNSİN OYUNU
Meydanda yakılan bir ateÅŸ etrafına erkekler büyük halka oluÅŸtururlar .Bilahare ortaya çıkan iki kiÅŸiden birisi diÄŸerini kovalar. AteÅŸ üzerinden atlanır ve grup içerisine girip kiÅŸi kimi tutarsa, o bu defa tutan kiÅŸiyi kovalayan oyuncunun peÅŸine düÅŸer. Davul - zurna eÅŸliÄŸinde daha çok düÄŸünlerde oynanır.
YUMRUK OYUNU
DüÄŸün meydanında toplanan erkekler geniÅŸ bir daire oluÅŸtururlar. Ortaya bir kiÅŸi çıkar. Bir baÅŸka kiÅŸi de ona yumrukla vurmak üzere çıkar, perdah yaparak sırtına ya da koluna yumruk vurur. YumruÄŸu yiyen kiÅŸi kenara çekilerek bu defa ortaya baÅŸka kiÅŸi gelir. Önceki gence yumruk yumruÄŸu vuran gence aynı ÅŸekilde yumrukla vurur. Oyun davul zurma eÅŸliÄŸinde oynanır.
MENDİL OYUNU
Kadınların tef eÅŸliÄŸinde ellerinde mendille oynadıkları bir orta oyunudur. Kadınlar bu oyunu düÄŸünlerde oynarlar. Erkekler tarafından oynanan Mendil oyunu ise, daha deÄŸiÅŸiktir. Erkekler, bu mendili kıvırıp sopa haline getirdikten sonra, ellerindeki yüzüÄŸü gurupta oturan erkekler elinde dolaÅŸtırırlar.Yüzük, birisinin eline saklanır ve sonra sırasıyla bu yüzüÄŸü bilmeleri için oynayanlara sorulur. Bilmeyene mendille ellerine vurulur.
SERÇE OYUNU
Bu oyun ekip içerisinde tek başına oynanır. Oyunu gerçekleÅŸtirecek oyuncu ortaya gelir elindeki mendili oynarken yere bırakır ve bunu davul - zurna eÅŸliÄŸinde diz çökerek aÄŸzıyla yerden alır. Özellikle eÅŸine yaptığı kurlar bu oyunun temel figürlerini oluÅŸturur. Hareketli ve heyecanlı bir oyundur.
EMİNEM OYUNU
Kadınların Türküsünü karşılıklı söyleyerek oynadıkları halay türü ya da karşılıklı guruplar halinde oynanan bir oyundur. Bu oyunu Erkekler de davul - zurna eÅŸliÄŸinde hareketli bir biçimde oynarlar.
TURNAM: Bir temsili oyundur. Kadınlar defle oynarlar. Bu oyun davul - zurna eşliğinde de oynanır.
ÜKALİCE POTİNLİ GELİN
Erkeklerin davul- zurna eÅŸliÄŸinde oynadıkları hareketli bir oyundur. Bu oyunda aynı adı taşıyan türkü söylenir. Halay iki gurup arasında ileri - geri figürler halinde devam eder.
ÖTEYÜZ OYUNU
Erkeklerin halay ÅŸeklinde oynadıkları hareketli bir oyundur. Davul - zurna eÅŸliÄŸinde oynanır. Son zamanlarda bunu çalgıyla da oynayan ekipler olmuÅŸtur.
TOMARZA ŞİVESİ
A
2 ABARI Yaa, hayret. ''Abarı, öylemi oldu?''
4 ABBA Abla ,"Benim abbam güzeldir.''
3 ABOO ÅžaÅŸma, hayret ''Aboo ne kadar böyük?''
5 ACER Yeni, "Benim acer yeleÄŸim nerede?''
6 ACIŞMAK Acımak, ''Yaram acıştı.''
7 AĞNAMAK Yuvarlanmak, ''Kalk Ian, ne eşek gibi ağnıyorsun?''
8 AĞRANMAK İncinmek, ''Senden ağrandım diyemem doğrusu.''
1 AÄžRI Uzak, ''Ta evden AÄŸrı yürüyorum''
9 ALAAZ Geveze, ''Çok alaaz birisin sen!''
10 ALIYI Hepsi, ''DüÄŸüne alıyınız davetlisiniz.''
11 ALİFİRİK İki yüzlü, ''Ondan uzak dur, alifirik birisidir.''
12 ALİNGİRLİ Çapraşık, ''Alingirli bir adamsın vesselam!''
13 ALLEKÇİ İki yüzlü, ''Git iÅŸine, allekçilik yapma!''
14 ANNAÇ Yamaç, karşı. ''Erciyes'in annacında bizim bağımız var.''
15 ARINLAMAK Hedeflemek, ''Niye hep beni arınlıyorsun?''
16 ARISTAK Tavan, ''Üzümü arıstaÄŸa astım.
17 ASVATA AlışveriÅŸ ''Bizim herif asvataya çıktı.''
18 AÅžHANA Mutfak, '' AÅŸhanadaki yemeÄŸi getir ,,
19 AÅžKAR GörünüÅŸ, ''AÅŸkarı bozuk adam!''
20 AVGIN Su yolu, ''Bizim bağın avgını bozuldu.''
21 AVSUN Efsun, ''Bizim bebeyi avsunlatmaya gidiyorum.''
22 AYAKÇAK Merdiven, ''Ayakcaktan düÅŸtüm belim incindi.''
23 AYNEŞİK Hafif meşrep, "Aman git kız sen ayneşik birisin.''
24 AYRİYETEN Ayrıca, ''Sana ayriyeten mektup yazacağım.''
25 AYÜSTÜ Ayaküstü, ,, Ayüstu bir iki söz ettim.''
26 AZEN Ezan, ''Azen okundu, bizim bebeler hala gelmedi.''
27 AZINSIMAK Az bulmak, ''Verdiğim parayı niye azınsıyorsun?''
B
28 BALDIRCAN Patlıcan, ''Çarşıdan bir kilo baldırcan aldım.''
29 BANNAH Parmak, ''İş görürken bannaam makinanın arasında kaldı.''
30 BANNAHCALIK Korkuluk, ''Dikkat et. Bannahcalıktan düÅŸersin.''
32 BARİ Keşke, ''Bu işi becerebilsen bari?''
33 BAZLAMA ince ekmek. ''Bir bazlama olsa da yesek?''
34 BELLE ÖÄŸren, ''Yarına dersini belle de gel.''
35 BIDILIK Küçük, ''Bizim bıdılık yürümeye baÅŸladı.''
45 BILDIR Geçen yıl. ''Bu elbiseyi bıldır almıştım.''
46 BIZDIK Ufak tefek. ''Bizim bızdık yine eve gelmedi.''
47 BİDENE Bır tane. ''Badan bidene kalemn versene.''
48 BİLENE Bile, ''Ben gelsem bilene o gelmez.''
49 BİLİK Civciv. ''Bizim bilikler eve gelmedi.''
50 BİLLASE Hemen, çabuk ''Billase buraya gelsene.''
51 BİŞEEL Değişik. ''bu nasılsa bişeel bir şey.''
55 BİŞİ Bir şey. ''Orda bişi mişi mi var?''
54 BİŞİRİK Sıva. Harç. ''Duvarın biÅŸiriÄŸini ihmal etme sonra yıkılır.''
56 BİYANA Büyükanne. ''Ben bugün biyanama gidicem.''
57 BÖRAAÅžI Hamur çorbası. ''Bu akÅŸam iftarda böraaşı yedik.''
58 BUYMAK ÜÅŸümek. ''Amanın ne soÄŸuk hava, ellerim buyudu.''
59 BÜRGÜ Örtü. ''Bürgümü ver dışarı gidicem.''
C
60 CARI Acecle. ''Adam carı carı gidiyor.''
61 CAVIRTI Kuru gürültü. ''Bırak ÅŸu cayırtıyı da yola gel.''
62 CECİM İnce dokunmuş kilim. ''Cecimi getir de yere ser.''
63 CEREME Ceza. ''0 etti ben ceremesini çekiyorum.''
64 CILBAH Çıplak. ''bu bebeyi sokaÄŸa cılbah bırakmayın.''
65 CINGAR DöÄŸüÅŸ. ''Sen buraya cıngar çıkarımya mı geldin?''
66 CINGI Kıvılcım. ''Aman dikkat et, yee cıngı sıçramasm, evi yakarsın.''
67 CINGIL Üzümün küçük salkımı, ''Bir cıngıl üzüm versene.''
68 CINNAH Tırnak. ''Cınnağı etime geçti.''
69 CIVINMAK Cilve yapmak. ''sen kime cıvınıyon gız?''
70 CIZI Çizgi. ''oyunda bu cızıyı geçene.''
71 CİNGİ Siyah, sert taÅŸ. ''Duvarı hep cingi taÅŸla örme.''
72 CÖDDÜREK Çelimsiz. ''Ne konuÅŸuyon ÅŸu cöddürük adamla?''
D
99 DAAH Deeh, ,, Ata deeh demekle yürümüyor ki.''
100 DADAK Umut verme. ''AÄŸzıma bir dadak sürdü, altı boÅŸ çıktı.''
101 DANDİK Ters, aksi. ''Sen ne dandik adamsın.''
102 DANISKA En güzel. ''Ben o iÅŸin danıskasını bilirim.''
103 DEBİYAH Az önce, ''Debiyah, buradan geçti.''
104 DEKDURMAK AkıIlı, usta. ''Dek duran depik yemez.''
105 DIBIDAH KoÅŸmak, ''BüküÅŸü döndü dıbıdahı bastı.''
106 DIÄžA Usül bilmez. ''Bu dığaya edep öÄŸretemedim.''
107 DİBAAH Söyle bakalım, ''Hadi seni dinliyorum, dibaah''
305 DİLLİK Saadet. ''Bu kızın dillik düzenliÄŸi kalmadı.''
108 DİLLİKSİZ Geçimsiz. ''Sen ne dilliksiz adamsın.''
109 DİNGİLDEK DİLLİK Hafif, ''Kızım öyle dingildek olma, sonra evde kalırsın.''
110 DİYA Orada, ''Görmüyon mu, diya iÅŸte duruyor.''
111 DÖLECİK İyice. ''Bu çocuklar usludur. KoyduÄŸun yerde dölecik oynar.''
112 DÖÅžENGİ Mobilya. '' Evin döÅŸengesi iyi olmuÅŸ.''
113 DULDA Serin yer. ''Şu ağacın altına duldalanalım.''
E
114 ELLİK Sahur, ''Bu gece elliğe kalkacağız.''
115 EMCEK Yalancı meme. ''Bebenin ağzına emceği var.''
116 ENGİ Hastalık. ''üzüntüden birden engi indi.''
117 ERGAP Akrep. ''Aman dikkat et baÄŸda ergap var.''
118 ERİNCEK Tembel, ''Sen de amma erincek adamsın.''
119 ESBAP Elbise, ''Bu bayrama esbap alamadık.''
120 ESSAHTAN Gerçekten. ''Essahtan o sana öyle mi dedi.''
121 EÅžKARE Açıkça. ''0 kadar milletin içinde eÅŸkarı konuÅŸtu.''
F
229 FABIRGA Fabrika. ''Senin eÅŸin hangi fabırgada çalışıyor?''
122 FAKA KOYMAK Aldanma, ''Ben öyle kolay kolay faka basmam.''
123 FARFARI Aceleci. ''O çok farfara birisidir.''
124 FELFECİR Açıkgözlü. Gözüaçık ''Adamın gözleri felfecir okuyordu.''
126 FILLANMAK dolanmak. ''KöÅŸeyi birden fıllandı.''
127 FIŞDIRIK Oynak. ''Aman ondan uzak dur, fışdırık birine benziyor.''
128 FİTLEMEK ÖÄŸütlemek. ''Benim aleyhime seni o fitledi.''
129 FOS BoÅŸ, " içi fos çıktı.''
G
130 GADA Kurbanın Olayım. ''Amanın gız gadanı alıyım sen ne zaman geldin?''
131 GALLE Karışık hile. '' Bu işe galle karıştı.''
132 GAMALAK Boş,Tembel. ''Sen ne gamalak adamsın.''
133 GARSAMBA Döküntü eÅŸya. ''Bu gadar garsambayı ne yapacaksın.''
134 GENNEŞMEK Esnemek. ''Ne genneşip duruyon. Uyuyamadın mı?''
135 GI Kız anlamında. "dur gı yapma."
136 GIBAL Görünüm. ''Bu adamın gıbalı bozuk geldi bana.''
137 GIJGIRMAK Tahrik etmek ''Onu benim üstüme sen gıjgırttın.''
138 GIMRAMAK Kımıldamak, ''Oturduğun yerden biraz gımışsana''
139 GINCIFILLI Süslü, ''Amma da gıncıfıllı elbise giymiÅŸsin.''
140 GINDAP Gırnap ''Elindeki gındaptan biraz versene.''
141 GIRIK Hovarda ''Bu kaldının gırıgı varmış diyorlar.''
142 GISNIK Pinti ''Sen de amma gısnık adammışsın.''
143 GIVIŞLAMAK Kıpırdamak, Hareket etmek ''Amma da gıvışlamaz adammısın.''
144 GIYAK Yakışıklı. ''Senin ki amma dal kıyak giyiniyor.''
145 GİCİŞMEK Kaşınmak. ''Sırtım giçiÅŸmeye baÅŸladı.''
146 GOSTAK Böbürlenme ''Seninki amma da gostaklanıyor ha'
147 GOZEL Güzel ''benim bir gozel yarim var''
148 GUBAT Kaba. ''GiydiÄŸi elbise amma da gubat duruyor'
149 GUMAN Åžüphe ,, Benden guman mı var''
150 GUNNAMAK DoÄŸurmak. ''Bizim at bugün gunnadı''
151 GÜBÜR Süprüntü. ''Evin önündeki gübürü kaldır''
152 GÜCÜN Güçlükle''Bu iÅŸi gücün hallettik.''
153 GÜNÜ Kıskanç. ''Beni günüllemekle ne geçecek eline.''
H
154 HACANA Ahlaksız kadın. ''Aman o hacanadan uzuk dur.''
155 HACAT Ev ,aleti. ''Evinin hacatı tam değilse İşin yarım kalır.''
156 HAYAT Büyük avlu ''Çamaşırları hayata getir yıkayalım.''
157 HAZIN Kışlık, ''Bu kış hazınımız iyi oldu.''
158 HEDAYE Hediye. ''Bizim komşunun kızlarına hedaye alınacak.''
159 HEYE Evet, Tamam ''Bana dediğimi yaptın mı diye: sordu heye dedim.''
160 HILLANMAK Dolanmak ''evin etrafını hıllanıp geldim.''
161 HINDIRHIT Orta karar. ''İsler hındırhıt gidiyor."
162 HOMMUCU Korkutucu. ''Uyumazsan hommucular seni götürür.''
163 HORANTA Ev halkı, ''Sizin kaç horantanız var.''
165 HOTLAMAK Atlamak. ''Bu duvardan sen nasıl hotladın?''
I
166 ICIK Biraz. ''Icık buraya gelsene.''
167 IHI İşte ''Ihı geldim de hadi.''
168 ILINGAÇ Salıncak. ''çocuÄŸu ılıngaca koy da uyusun.''
169 IPILAK Parlak. ''Senin bileziğin ne kadar ıpılak olmuş.''
170 IRAFIK Yol arkadaşı. ''Hac ırafıklarımızla akÅŸam görüÅŸtük.''
171 IZ Az. ''Hu verdiğin bana ız gelir.'' .
173 İBTİBAŞTAN İlkbaştan. ''İşe ibtibaştan besmele ile başlarım''
172 İÇESİNE İyice. ''0 yaramazı içesine bir patakla da aklı başına gelsin.''
174 İLAAN Leğen. ''Sizin ilaanı biraz versene.''
306 İLAANE Lahana. ''Bu sene ilaane turşusu kuracağım.''
175 İLİŞME Dokunma. ''Rahat dur, bana ilişme''
176 İLLAKİ Mutlaka. ''Bu işi illaki yapacağıın diye tutturdu.''
177 İNGİ İnme, ''Boğazıma ingi indi.''
178 İSKEMBİ Sandalya. ''Bir isgembi ver de oturayım şuraya.''
179 İŞMAR İşaret. ''Bana niye işmar edip duruyon!''
180 İŞTAAN İşte şimdi ''İştaan dediğini getirdim''
K
181 KADİLLİK Yazık olma. ''Bu işte ona kadiIlik oldu.''
182 KARINSIZ Hased. ''Karınsızlık etme.''
183 KAVİL SözleÅŸme ''Biz onunla kaviIleÅŸtik. Yarın buluÅŸacağız.''
184 KELE Hey manasında. ''Kele bana baksana.''
185 KENN Yani. ''Bundan kenni, bende mi sizinle geleceÄŸim?''
186 KERÇANA Alaylı. ''Öyle kerçana konuÅŸup durma . ''
187 KERTİLMEK Böbürlenmek. ''Oyle karşımda kertilip durma.
188 KİRİMORU Dargın. "Aranızda ne geçti ki, birbirinize kirimorusunuz?''
189 KİTKİT Moral. ''Onun sözü benim kitkitimi kırdı.''
190 KORGE Gölge. ''Ne o aÄŸacın korgesi hoÅŸuna mı gitti?''
191 KUDÜM UÄŸur. ''Ammada kudümsüz adamsın.''
193 KUNDE Her gün. ''Bize kunde gelir gider.''
192 KUULEK Külek, YoÄŸurt için eski tahtadan yapılmış kaplara verilen ad. ''Sizin kuulegi versen de süt saÄŸsam biraz.''
194 KÜLAAÅž Kırık dökük. ''Adama bir vurdu aÄŸzı külaaÅŸ oldu.''
M
197 MAADENİS Maydanoz. ''Bahçede varsa biraz madenis ver bize"
199 MAASİMEK Önem vermek "Sen beni masimiyon mu ?"
202 MAAZİN Müezzin. ''Bu maazinin sesi de ne kadar güzelmiÅŸ.''
198 MAHAL Layık. ''Sen onu bana mahal gördünse ben de kabul ederim.''
200 MAÅžDAFA Bardak, "Bana bir maÅŸdafa su getirsene"
201 MAYASIL Mayasır. ''Ellerimin arasında mayasıl çıktı.''
204 MEERIM MeÄŸerse. ''Meerim bizim adam yorulmuÅŸ da demiyormuÅŸ.."
203 MEMIÅžAANE Tuvalet. ''Aman dur hele, bir memiÅŸaneye gideyim''
205 MEYMENET Biçim. ''Bizim bebe meymenetsizin biri çıktı. ''
206 MICIRlH Bulaşık. ''Ben öyle mıcırıhlı iÅŸi sevmem.''
207 MINCIMIŞ Kokuşmuş. ''Senin verdiğin et iyice mıncımıştı, attım.''
208 MOSTURA Ornek. ''Elbisenin kumaşından biraz mosturalık versen.''
209 MUDARA Muhtaçlık, ''Sana karşı hiç bir mudaram yoktur benim.''
210 MUKAAT OLMA ''Mukayet olma. ''Ben gelene kadar çocuÄŸa mukaat ol.''
N
211 NAACER Ne kadar. ''Sen bundan naacer istiyon.''
212 NAADER Ne kadar. ''Senin naader paran var''
214 NAAKIT Ne zaman. ''Naakıt gidecen buradan?''
213 NAHAS Nasıl. ''Nahas geldin buraya?''
216 NALİ Tahtadan terlik. ''Nalilerde ne yeniyimiş.''
217 NAMAZLA Seccade ''Namazlayı getir de bir namaz kılayım şurda.''
218 NEMAAREK Neme gerek. ''Nemaarek ben karışmam ona.''
215 NENCAM Ne kadar. ''Nencam buÄŸdayın çıktı tarladan?''
219 NİYANNI Hangi tarafa. ''Sen niyannı gideceksin.''
220 NÖREK Ne yapalım. ''Nörek yani sen aÄŸlıyon diye bizde mi aÄŸlayak. ?''
O
222 ONCAAM 0 kadar. ''Eh oncaam olacak iÅŸte.''
225 OSSAAT Hemen. ''SöylediÄŸim sözü o saat yerine getirdi.''
224 OŞŞE O ÅŸekil. ''OÅŸÅŸeel iÅŸ de hiç görmedim.''
221 ÖFKE Öfke. ''Öyle karşımda öfkelenip durma.''
223 ÖNÜK Önlük. ''Senin önüÄŸü ver de süt saÄŸayım.''
226 ÖTAAN Önceki gün. ''Ötaan aradım bulamadım, neredeydin sen?''
P
227 PAHIL Cimri. ''Ammada pahıl çıktı komÅŸumuz.''
228 PARPI Çare ''Bu iÅŸin parpısı ne?''
S
247 ÅžAMATA Gürültü ''Orada öyle ÅŸamata yapıp durma.''
248 ŞAPTİRİP Kılıksız. ''0 şaptiriğin biridir.''
249 ÅžATİLLİ GösteriÅŸli seven. ''0 adam ÅŸatiIli birine benziyor.''
250 ÅžEMÅžAMER AyçiçeÄŸi. ''Bu yaz tarlaya ÅŸemÅŸamer ekeceÄŸiz.''
251 ŞİKİR Surat. ''Amma da şikri bozuk adam.''
252 ŞİNCİ Åžimdi. ''Åžinci yanına gelirsem görürsün dünyanı sen.''
T
253 TANKÜ Sosyete, Süslü. ''Åžimdi de tankü kadın çıktı sokaÄŸa.''
254 TAZİR Azarlama. ''0 çocuÄŸu haksız yere tazirledin''
255 TEBELLEŞ Dadanma. ''Başıma tebelleş olup durma, git şuradan.''
307 TENGERLEK Yuvarlak. ''Tengerlek şapka giyen adamımı soruyon.''
257 TEPİK Tekme. ''0 attan uzak dur, tepik atar''
258 TEVİR Åžekil. ''Bu adam günde kırk tevire döner.''
256 TEZİKMEK Koşmak. ''Tezikme, yorulursun.''
260 TIRSlK Pörsük. ''Bu kavun tırsımıaya baÅŸlamış, yenmez artık.''
261 TİMDİK Fisk ''ÇocuÄŸa timtikle vurdum aÄŸlamaya baÅŸladı.''
259 TlÄžSlRlK Aksırık. ''Adamı bir tığsırık tuttu, göreydin halini.''
262 TOKANA Mutfak. ''Aşağı tokanadan biraz pekmez getirsene''
263 TOPARLAK Yuvarlak. ''Hamuru toparlak yap. İlaneye koy.''
264 TÜKEN Dükkan. ''Bizim adam tüken açtı bakalım iÅŸ yapabilecek mi'?''
265 TÜLEK Dönek. ''Aman o tülek adamın biri.''
266 TÜYMEK Kaçmak. ''Aman çabuk tüv. Baban geliyor döver seni.''
U
267 UGRUN Gizlice. "Aman dikkat et, uÄŸrun gel, kimse görmesin.''
268 UÄžRUNDA Önünde . ''Baksana kitap uÄŸrunda duruyor.''
269 URBA Elbise. ''Bu urbayı yeni mi aldın?''
270 USULCAM YavaÅŸça. ''Usulcam yürü elindekini dökersin.''
271 UYMAK SataÅŸmak. ''Bana uylama, git ÅŸuradan.''
272 ÜSKEÅž Mutlaka. ''ÜskeÅŸ bu iÅŸi yapmalısın.''
273 ÜTÜZMEK Ütülmek. ''Bu oyunda da sen ütüzdün, ödeÅŸtik.''
V
274 VANILAMAK Bağırmak. ''Başımda vanılayıp durma, git şuradan.''
275 VELESBİT Bisiklet. ''Bizim bebe okulu bitirince ona babası velesbit aldı.''
276 VİYRA Daima. ''0 viyra buradan gider gelir.''
Y
281 YAANİŞMEK Şımarmak. ''Öyle yaaniÅŸip durma. Git iÅŸine.''
277 YADIRGI Yabancı. ''Yadırgı bir adam geldi size, kimdi 0?''
278 YALBlRDAK Yalnayak. ''Giyecek birşeyi yok ki, yalbırdak geziyor''
280 YANAZ İnatçı. ''Çok yanaz bir çocuk bu.''
279 YANTİR Topallayan. ''Giyecek birşeyi yok ki, yalbırdak geziyor.''
308 YAYIÅžMAK Laubali olmak. ''Yüz bulunca yayışır durur.''
282 YEÄžNİ Hafif. ''Çok yeÄŸni bir adamsın sen.''
283 YELİPMEK Şımarmak ''Yüz verme yelikir 0''
284 YELPİK Öksürük. ''Beni bir yelpik bastı az kalsın ölecektim.''
285 YINNAÅžlK Şımarık. ''Yüz verirsen yınnaşır durur.''
286 YİRİK Yarık. ''Yirik hamdi dün buradan geçti.''
288 YORDAM Yöndem. ''El yordamı ile yaptı.''
287 YOŞUMAK Eskimek. ''Artık ben de yoşudum.''
289 YUMUÅž Buyruk. ''0 yumuÅŸ tutan, terbiyeli bir çocuktur.''
290 YÜSÜK Yüksük. ''Benim yüsük artık parmağıma olmuyor.''
Z
291 ZAHAR Zahir. ''Bu iÅŸi zaahar yapacak 0.''
292 ZAPLl Sağlam. ''0 zablı bir koltuktur, kolay kolay kırılmaz.''
293 ZAVRAK Hıyar. ''Bu yıl tarlaya zavrak ektik.''
309 ZAVZA Sebze. ''Çarşıya zavza almaya gittim''
294 ZERZEMİ Bodrum. ''Biz kışlıkları zerzemiye koruz.''
296 ZIGARCI Mızıkçı. ''0 oyulda zıgarmayı çok sever.''
300 ZİBİDİ Kılıksız. ''Zibidi bir oÄŸlanla gezerken gördüm seni.''
301 ZİBİL Gübre. ''Tarlaya zibil taşımak İçin araba arıyorum.''
295 ZlBlLDAK Görgüsüz. ''Ona uyma, zıbıldağın biridir 0''
297 ZlLLAMAK Caymak. ''Sen niye zıllıyorsun'?''
298 ZlRINClMA Ağlama. ''Zırıncıyıp durma, gel buraya.''
299 ZlRNlK Hiçbir ÅŸey. ''Sana bu iÅŸten zırnık çalışmaz.''
302 ZOT Aniden. ''zot diye çıktı ortaya.''
ÖNEMLİ ÅžAHSİYETLER
İNCİLİ ÇAVUÅž
İNCİLİ ÇAVUÅž 16. asrın sonu ile 17 . Asrın baÅŸlarında yaÅŸadı. Saray'da meddahlık yaptığı için üne ulaÅŸtı. Kendisinin hazır cevaplılığı, nükteleri ve hareketli kiÅŸiliÄŸi döneminde vazgeçilmez adam olmasına sebep oldu. Elçilik göreviyle İran'a gönderildiÄŸi de rivayet edilmektedir. İncili ÇavuÅŸla çeÅŸitli bölgeler sahip çıkar. Kayseri'nin Travşın köyünde doÄŸduÄŸu rivayeti daha yaygındır.
Bunun için de Tomarza yakınındaki bu köyün adı İncili olarak deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. Dönemin padiÅŸahından kendisine himmet istenmesi söylenince, köyüne su İstediÄŸi ve bunun da yerine getirilerek Travşın köyüne büyük çaplı su kanallarının yapıldığı söylenir. KavuÄŸundaki inci süsü taşıdığı için bu adı aldığı rivayet edilir. Asıl adı ise Mustafa'dır. İstanbul Edirne Kapı Mezarlığı'nda yatmaktadır. Mezar taşında H. 1 040 (M. 1630) ölüm tarihi olarak yazılmıştır.
İncili ÇavuÅŸ, Türk siyasi ve kültür hayatında esprilerini üstün İnsan zekasının imkanlarıyla donatarak kendisini kabul ettirmiÅŸ bir büyük mizah ustasıdır. 0, sözde kara mizah yapmadan ama espriyi Türk İrfan hayatı içerisinde kendi yerine oturtarak vermesini bilen bir halk adamıdır. Saraydaki önemi de buradan ileri gelmektedir. Nasrettin Hoca, nasıl kendi çağında toplumun hiciv duygularını temsil etmiÅŸse, İncili ÇavuÅŸ da bunu espriyle dile getirmiÅŸ ve kültürümüzdeki yerini almıştır. Biz İncili ÇavuÅŸ'un hazır cevaplılığında Kayserilinin aynı özelliklerini bulmaktayız.
İNCİLİ ÇAVUÅž'TAN BİR KAÇ ÖRNEK
Bir yabancı elçiyi padiÅŸah kabul edecekti. Bu elçi, ülkesinin çok varlıklı olduÄŸunu göstermek İçin, .ne kadar altın, inci, elmas gibi süs eÅŸyası varsa, bunları üstüne başına takıp takıştırıp huzura çıkmak istedi. Saray görevlileri bu adamın yaptığı garipliÄŸin önüne geçmek istiyorlardı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Hemen akıllarına İncili çavuÅŸ geldi :
-Aman çavuÅŸ, ÅŸu adamı sen yola getirirsin Ne yapacaksan yap ÅŸu haline engel ol
İncili, ''Çaresini buluruz'' dedi. Bir süre düÅŸündü. Sonra atın- inci karışımı sedef kakmalı bir çift takunyayı onun gireceÄŸi tuvalete koydu. Adam tuvalete girip bunları görünce ÅŸaşırdı. Çıkınca İncili ÇavuÅŸ 'a sormadan edemedi:
-Altın, inci, sedef kakmalı nalın tuvalete konulur mu? Yazık değil mi?''
İncili, taşı gediğine koyacağı zamanı bulmuştu. Hemen cevabını yapıştırdı :
- Bizim padiÅŸahımız böyle süs eÅŸyasına deÄŸer vermezle.Elçi, verilen cevabı duyunca, üzerine bakındı, sonra sessizce bunları çıkarıp, huzura girdi...
PARASIZLIK
İncili ÇavuÅŸ, İstanbul'da bir ara peÅŸ parasız kaldı. Karşıya geçip bir arkadaşından borç para istemeye karar verdi. Ama geçmek için kayıkçıya verecek parası da yoktu. Evinden çıktı, düÅŸünceli bir ÅŸekilde iskeleye vardı. Bir kayıkçı, bunu kayığına aldı. Nereye gideceÄŸini sordu. İncili ÇavuÅŸ sağır ve dilsiz numarası yaparak, eliyle karşıyı iÅŸaret etti. Kayıkçı, bunu alıp karşıya geçirdi. Buda baÅŸka bir yeri iÅŸaret etti. Oraya götürdü. Bir baÅŸka yeri gösterdi. Kayıkçımızın da sabrı tükenmiÅŸti. İnciliye verip veriÅŸtirmeye baÅŸladı. Ama onu da ineceÄŸi yere götürdü. incili, kayıktan inerken. konuÅŸmaya baÅŸladı
Gel bakalım kayıkçı evladım. Sen buraya getiresiye kadar bana verip veriÅŸtirdin Åžimdi Karakola gidelim de ÅŸu sövdüklerinin hesabını ver Ondan sonra da ben senin hesabını ödeyeyim. . . Kayıkçı baktı pabuç. pahalıya mal olacak, kıyığı da bıraktığı gibi kaçmaya baÅŸladı. İncili de böylece, parasızlığını belli etmeden, arkadaşına ulaÅŸmış oldu.